Erişilebilirlik alanında son dönemde yürürlüğe giren denetim süreçleri ve artan idari yaptırımlar, kamu kurumları ile özel sektörde önemli bir dönüşümü beraberinde getirmiştir. Cumhurbaşkanlığı genelgeleri, ilgili bakanlıkların koordinasyonunda yürütülen denetimler, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) ile Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) tarafından değerlendirilen başvurular, erişilebilirliğin artık yalnızca sosyal sorumluluk kapsamında değil, doğrudan hukuki yükümlülük olarak ele alındığını göstermektedir.
Ancak denetimlerin yoğunlaşmasıyla birlikte sektörde önemli bir sorun da ortaya çıkmıştır: Uzmanlık ve yetkinlik eksikliği.
Erişilebilirlik İyi Niyetle Değil, Standartlarla Sağlanır
Erişilebilirlik uygulamalarında en sık karşılaşılan hata, teknik bilgi yerine kişisel deneyimlerin esas alınmasıdır. Engelli bireylerin yaşam deneyimleri erişilebilirlik politikalarının geliştirilmesinde son derece değerli olmakla birlikte, teknik tasarım ve uygulama süreçlerinin yerini tutamaz.
Bir erişilebilirlik uygulamasının doğruluğu;
- ulusal mevzuata,
- ulusal ve uluslararası standartlara,
- ergonomik verilere,
- mühendislik hesaplarına,
- mimari tasarım ilkelerine,
- insan faktörüne ilişkin bilimsel kriterlere
uygun olarak değerlendirilmelidir.
Örneğin bir erişim rampasında eğim oranı, sahanlık boyutları, dönüş alanları, korkuluk detayları, yüzey kaplaması ve kaymazlık özellikleri gibi kriterlerin herhangi birindeki küçük bir hata, yapının erişilebilir olmasını engellediği gibi kullanıcı güvenliğini de doğrudan riske atmaktadır.
Dolayısıyla erişilebilirlik uygulamaları kişisel görüşlerle değil; ölçülebilir, denetlenebilir ve standartlaştırılmış teknik kriterlerle gerçekleştirilmelidir.
Standart Dışı İmalatlar Kamu Kaynaklarını İsraf Ediyor
Denetimlerde en fazla karşılaşılan sorunlardan biri, standartlara uygun olduğu düşünülerek yapılan ancak teknik kriterleri karşılamayan imalatlardır.
Denetim sonucunda uygunsuz bulunan uygulamalar için;
- yeniden proje hazırlanması,
- mevcut imalatların sökülmesi,
- yeniden yapım maliyetlerinin oluşması,
- idari yaptırımlar,
- kamu zararı tespitleri,
- kurumsal itibar kaybı
gibi ciddi sonuçlar ortaya çıkmaktadır.
Bu durum yalnızca ekonomik kayıplara değil, aynı zamanda kamu hizmetlerinin gecikmesine ve erişilebilir çevre oluşturma hedefinin sekteye uğramasına da neden olmaktadır.
Doğru planlanmayan her uygulama, kamu kaynaklarının ikinci kez harcanmasına yol açarak milyonlarca liralık ekonomik kayba neden olabilmektedir.
Erişilebilirlik Çok Disiplinli Bir Uzmanlık Alanıdır
Toplumda erişilebilirlik çoğu zaman yalnızca rampa veya kaldırım düzenlemeleri olarak algılanmaktadır. Oysa erişilebilirlik;
- toplu ulaşım sistemleri,
- kamu ve özel sektör binaları,
- konutlar,
- eğitim, sağlık, kültür, turizm ve spor yapıları,
- açık ve yeşil alanlar,
- yaya ulaşım ağları,
- parklar ve rekreasyon alanları,
- bilgi ve iletişim teknolojileri,
- web siteleri,
- mobil uygulamalar,
- dijital hizmetler
gibi çok geniş bir uygulama alanına sahiptir.
Bu nedenle erişilebilirlik; mimarlık, şehir planlama, inşaat mühendisliği, endüstriyel tasarım, ulaşım planlaması, bilgi teknolojileri ve evrensel tasarım ilkelerini birlikte değerlendiren multidisipliner bir uzmanlık alanıdır.
Teknik Yetkinlik Belgelendirilmelidir
Erişilebilirlik konusunda teknik görüş oluşturacak, proje değerlendirecek veya denetim yapacak kişilerin yalnızca saha deneyimine sahip olması yeterli değildir.
Uzmanların;
- ilgili lisans eğitimini tamamlamış,
- erişilebilirlik alanında lisansüstü eğitim almış veya
- üniversiteler tarafından yürütülen Erişilebilirlik Uzmanlığı Sertifika programlarında teorik ve uygulamalı eğitimleri tamamlayarak değerlendirme sürecinden başarıyla geçmiş,
- resmî olarak belgelendirilmiş erişilebilirlik uzmanı
olmaları, teknik yeterliliğin temel göstergesidir.
Belgelendirme sistemi, uygulamaların kişisel yorumlardan uzaklaştırılarak ortak teknik standartlar çerçevesinde yürütülmesini sağlamaktadır.
Denetim Sisteminin Güçlendirilmesi Gerekiyor
Erişilebilirliğin sürdürülebilir şekilde sağlanabilmesi yalnızca proje üretmekle değil, etkin denetim mekanizmalarının kurulmasıyla mümkündür.
Bu kapsamda;
- bağımsız erişilebilirlik izleme ve denetim kuruluşlarının oluşturulması,
- yapı denetim sistemleri içerisinde erişilebilirlik birimlerinin kurulması,
- erişilebilirlik uzmanlarının zorunlu teknik personel olarak istihdam edilmesi
uygulamaların standartlara uygunluğunu önemli ölçüde artıracaktır.
Kamu İhalelerinde Uzmanlık Şartı Aranmalıdır
Kamu kurumları ile özel sektör tarafından gerçekleştirilen yapım, danışmanlık ve uygulama ihalelerinde erişilebilirlik uzmanlığına ilişkin belge ve sertifikaların yeterlilik kriteri olarak aranması büyük önem taşımaktadır.
Projelerde görev alacak teknik personelin uzmanlık belgelerinin ihale sürecinde değerlendirilmesi;
- standart dışı uygulamaların önlenmesini,
- kamu zararının azaltılmasını,
- denetim süreçlerinin sağlıklı yürütülmesini,
- erişilebilir çevrelerin kalıcı olarak oluşturulmasını
sağlayacaktır.
Erişilebilirlik, yalnızca fiziksel düzenlemelerden ibaret değildir. İnsan hakları, mühendislik, mimarlık, şehircilik ve teknoloji disiplinlerini bir araya getiren teknik bir uzmanlık alanıdır. Bu nedenle erişilebilir çevrelerin oluşturulması ancak bilimsel yöntemlere, yürürlükteki standartlara ve belgelendirilmiş uzmanlık sistemine dayalı uygulamalarla mümkün olacaktır.
Adem Kuyumcu
Erişilebilir Kentsel Planlamalar ve Uygulamalar Uzmanı

